8 Kasım 2013 Cuma

LAKTİK ASİT

Laktik Asit


Laktik asit, 1780 yılında Carl Wilhelm Scheele tarafından keşfedilen, formülü CH3CHOH-COOH ve kimyaca adı alfa hidroksipropanoyik asit olan, bir organik hidroksi asittir. 1881'de ticari olarak büyük ölçüde ekşimiş sütten elde edildi; bu yüzden süt asidi de denir. Sütte bulunan laktoz, laktik maya denilen bakteriler tarafından laktik aside dönüştürülür.

Her insanın vücudunda oluşan tabii bir organik bileşiktir, kas, kan ve vücudun değişik organlarında bulunur. Laktat ile aynı anlamda kullanılır, laktat, laktik asidin sodyum (Na) ve potasyum (K) tuzudur.

Laktik asidin temel kaynağı, glikojen olarak adlandırılan, karbonhidratın yıkımı sonucu oluşan bir yan üründür. Anaerobik glikoliz sonucu pirüvat üretildiği zaman kas hücresi onu aerobik olarak enerji üretimine katmayı dener. Şayet, kas hücresi üretilen tüm pirüvatı kullanma kapasitesine (aerobik olarak) sahip değilse, pirüvat laktata dönüşür.

Kas hücreleri kandan yeterince oksijen elde edemeyince laktik asit fermantasyonu ile enerji üretmeye devam ederler. Ancak laktik asit ortamın pH'sini düşürür. Glikolizin tersinmez bir tepkimesini sentezleyen fosfofruktokinaz enzimi düşük pH'de inhibe olur, bu yüzden aşırı laktat üretimi ve kanda asidoz meydana gelmez.

Bazı hücreler, örneğin karaciğer ve kalp kas hücreleri, laktatı kolaylıkla içlerine alıp onu pirüvata çevirirler, sonra da normal yolla (sitrik asit döngüsüyle) metabolize ederler. Oksijen kıtlığı çeken kas hücrelerinin aksine bu hücrelerde bol oksijen olduğu için onlarda laktat birikmez. Bu sayede kas hücreleri de glikozu parçalamaya devam edebilirler.


Laktik Asidin Kullanımı


Laktik asit fermantasyonu neolitik çağdan beri kullanılmıştır. Laktik asitin etkisiyle gıda asitlenir, bu da bozulmaya neden olacak mikroorganizmaların büyümesini engeller, hatta öldürebilir. Bunun örnekleri sütün ekşimesinden elde edilen yoğurt, yayık ayranı, tuzsuzbeyaz peynir, sayılabilir. Alman lahana turşusu (sauerkraut), Korelilerin kimçisi ve diğer bazı başka turşu türleri de bu şekilde hazırlanır.

Yazın elde edilen yeşil otların kışa kadar dayanması için laktik asit fermantasyonuna tâbi tutulması işlemine silaj denir. Yeşil otlar, silolara doldurularak veya plastikle örtülerek oksijenle teması kesilir. Bu ortamda büyüyen laktik asit bakterileri ortamı asitlendirerek silajın bozulmasına neden olabilecek diğer organizmaların büyümesine engel olurlar.

Arıcılıkta varroa mücadelesinde kullanılan asitlerden biriside Laktik asittir. Diğer organik asitlerden bunun farkı mevsim boyunca kullanılabilmesidir. Kullanışı biraz zahmetlidir, çünkü tüm çıtaların kovandan çekilip spreyle pürkürtme yapılması gerekir. Açık yavrulara zarar vermeyen bir mücadeledir. Bir hafta ara ile ikici uygulamada yapılabilir.Tüm mücadelerde en etkili yöntem, kapalı yavru olmadığı dönemlerdir.
  • Sentetik laktik asit, gıda işleme ve gazlı içeceklerde aroma maddesi ve koruyucu olarak kullanılmaktadır.
  • Turşularda ve diğer uygulamalarda asetik asitle birlikte kullanılan laktik asit, mikrobiyel stabiliteyi artırırken ılımlı bir aroma vermektedir.
  • Laktik asit, süt sektöründe asitliği ayarlamak amacıyla kullanılır. Asitliği düşük olan sütlerin asitliğini yükseltmek amacıyla ve özellikle de sütten elde edilen doğal bir asit olduğundan, süt sektöründe en çok tercih edilen asit düzenleyicidir.
  • Laktik asit ve asetik asit kombinasyonlarının, salata ve soslar için de etkili bir koruyucu olduğu belirlenmiştir.

 Bira ve şarapların mikrobiyel stabilite için asidifikasyonu da laktik asitin önemli bir fonksiyonu olup, laktik asit bu ürünlerdeki asit indirgeyen bakterilerden etkilenmektedir.

Laktik asitin toz formu ise, şekerleme yapımında kendine oldukça geniş yer bulmaktadır. Zira şekerlemelerde, kullanılan aromanın cinsine bağlı olmakla beraber hissedilen meyve tadını arttırıcı ve ağızda daha ferah bir tat bırakıcı etkisi vardır.

Laktik asit, eczacılıkta, damla veya şurup şeklinde kullanılır.

Sentetik laktik asit, bu sektörlerin dışında, ticari olarak deri tabaklanması ve yünlerin boyanmasında, plastik, solvent, mürekkep ve laklarda hammadde olarak ve sayısız kimyasal proseste katalizör olarak görev yapmaktadır.

Laktik asidin L formu inşaat sanayinde betonun asitlik derecesini ayarlamada sitrik asite göre daha düzenlidir ve uzun süreli etki göstermektedir.

Laktik asit kozmetikte ve cilde uygulanan kimyasal peelingte kullanılır.

 

Ciltte Laktik Asit Kullanımı


Laktik asit, pek çok ev ürününde ve nemlendiricide bulunan popüler bir meyve asitli peelingtir. Laktik asitin, derinin doğal nemlendirici sistemine ait olduğuna dair hipotezler vardır. Laktik asit, yüzeysel etkisi ile deri kalınlığını, deri sıkılığını ve nemini arttırmaktadır.
 
Her insanın vücudunda bulunan ve tabii bir organik bileşik sayılan laktik asit yaş ve dış etkenlere bağlı olarak zamanla azalır ve yenilenmesi yalnızca gıdalar ve takviye bakımlarla sağlanır. Doğal laktik acid içeren bu kürle gençleşmek ve cilde canlı bir görünüm kazandırmak mümkün olur.
 
Çoğunlukla düzensiz beslenme ve yetersiz mineral depolamadan kaynaklanan kuru ya da hassas cilt problemleri için temel tedavi yöntemlerinden biri olan laktik acid maskesi ile yalnızca 1 kür sonrasında bile gözle görülür bir gençleşme sağlanabilir. Kürü takip eden haftalar içerisindeyse cilt monoton zararlardan daha az etkilenir.

Laktik asit, cildi nemlendirici etkiler göstererek cildin taze görünmesini sağlar. Peeling gibi görev alarak kuru cilt hücrelerini temizler.

Laktik asit, akne tedavisinde ve genişlemiş gözenekleri daraltmakta kullanılır.
  • Cilt lekelerinde ve cildi yeniler
  • Kırışıklıkları azaltır.
  • Sivilce tedavisinde kullanılır.
  • Leke tedavisinde kullanılır.
  • Hiperpigmentasyon, aktinik keratoz, seboreik keratoz, hiper keratoz tedavisinde kullanılır.

Cilde uygulandığında daha yüzaysel ve hızlı işlemesi sayesinde laktik asit, en sık olarak cilt bakım ürünlerinde (tonikler ve gece kremlerinde) ve kimyasal cilt soyma yani kimyasal peeling uygulamalarında cilt görünümünü iyileştirmek, ölü deriyi uzaklaştırarak doku gelişimini desteklemek ve sivilce tedavisi için kullanılır.
 
AHA grubu asitler arasında en küçük moleküllü asit olması ve cilde mükemmel nüfuz etmesi sebebiyle ayrıcalıklı bir öneme sahiptir.
 
Hiperpigmentasyon, aktinik keratoz ve seboreik keratoz gibi cilt hastalıklarını iyileştirmek içinde yağın şekilde kullanılır. Alfa hidroksi asitler (AHA) hiperkeratoz azaltıcı, nemlendirmeyi arttırıcı ve cilt problemlerini iyileştirici etkilerinden dolayı cilt bakımı ve cilt problemlerini gidermekte bir adım öne çıkmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

UYARI

KİMYASAL PEELİNG ile ilgili bu blogda yazılanlar yerli ve yabancı kaynakların taranması sonucu derlenen bilgilerdir. Bu blogdaki yazılar tıbbi ve kozmetolojik tavsiye öneri ve kesinlik içermez. Bu blogun hastalık teşhis veya tedavisi amacı yoktur. Cilt problemleriniz için doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama vb. tarifler bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak peeling bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa girmekle yukarıdaki uyarıları kabul etmiş olursunuz. Blogda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir yorumlar aracılığıyla sorular sorabilirsiniz.